1.Ulusal Kuraklık ve Çölleşme Sempozyumu

| RSS

1.Ulusal Kuraklık ve Çölleşme Sempozyumu

Haziran 17th, 2009 | Yorum Yok | Yaşam kategorisi

Küresel IsınmaTarım ve Köyişleri Bakanlığınca Konya’da düzenlenen 1. Ulusal Kuraklık ve Çölleşme Sempozyumu başladı.
TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Baş, sempozyumdan, Konya, Türkiye ve dünya için önemli sonuçlar çıkacağına inandığını söyledi.
Konya Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsünün dünya çapında araştırma merkezi olmasını istediklerini ifade eden Baş, ”Türk insanının ‘Bizden adam olmaz’ diye bir sözü vardır. Ben bu sözü çürütmek için 20 yıl savaş verdim. 20 yılın sonunda ‘Haydi aslanlarım Avrupa’ya gidin’ dedim, Avrupa’ya gittiler ve Avrupalıları yenip geldiler. Gerçekten Türk insanına değer verilirse yapamayacağı şey yoktur” dedi.
Bu sempozyumun Konya’da düzenlenmesinin anlamlı olduğunu belirten Lütfü Baş, Tema Vakfı olarak toplantıdan çıkacak sonuçların ve alınacak kararların takipçisi olacaklarını bildirdi.
Selçuk Üniversitesi (SÜ) Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Önder de 1 yıl içinde üçüncü büyük organizasyonu düzenlediklerini ve bu organizasyonun da başarılı geçmesini ve amacına ulaşmasını arzuladıklarını söyledi.
Tarımsal faaliyetin ”mümkün olduğu kadar kısa sürede en yüksek ve en kaliteli verim elde etmek” diye tarif edildiğini anlatan Önder, ”Fakat bundan sonra şunu da işin içine katmak lazım. Biz kaliteli ve yüksek verim elde etmek istiyoruz, ama bunun sürdürülebilirliğini nasıl sağlayabiliriz?” dedi.
Sadece bugünün değil yarının da düşünülmesi gerektiğini vurgulayan Önder, şöyle devam etti:
”Önümüzdeki yıllarda tarımda kalite ve yüksek verimden bahsetmek için tarımsal faaliyetin en önemli konusu, toprağın uzun süre korunmasıdır. Eğer siz toprağınızı koruyucu faaliyetlerde bulunmazsanız, uzun vadede büyük problemlerle karşılaşırsınız. Mutlaka ve mutlaka toprağı koruyucu faktörleri dikkate almak ve bunları geliştirmek lazım. Özellikle toprağın organik madde seviyesinin artırılması şarttır. Aksi halde uzun vadede yüksek ve kaliteli verim elde etmek zordur. Konya’da da tarım yapılan topraklarda bu anlamda sıkıntılar var.”
Çevre ve Orman Bakanlığı Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürü Hanifi Avcı ise kuraklık ve çölleşmenin iki kardeş kelime olduğunu söyledi.
”Çölleşme sadece kuraklıkla mı alakalı? Çölleşmeden ne anlıyoruz? Bunların çok iyi bilinmesi gerekir” diyen Avcı, geçen yıllarda bilim insanlarının Türkiye’nin 2010′da çölleşeceğiyle ilgili öngörüde bulunduklarını, şimdi ise 2040′ta çölleşeceğinin öngörüldüğünü hatırlattı.

-”EVET TÜRKİYE ÇÖLLEŞİYOR”-

Genel Müdürlük olarak çölleşmeye karşı ağaçlandırma çalışmaları yürüttüklerini ifade eden Avcı, şöyle konuştu:
”Evet, Türkiye çölleşiyor. Çünkü toprakların erozyonla akıp gitmesi, üzerindeki bitki örtüsünün yok olması, toprakta organik madde azalması, aşırı sulama nedeniyle toprakların tuzlanması ve çoraklaşması gibi etkenlerle toprağın verimi azalıyorsa, burada çölleşeme söz konusudur. Çölleşme illaki kum tepelerinden oluşmaz. Bu açıdan bakılırsa Türkiye’nin büyük tehlike altında olduğunu görüyoruz. Biz bu anlamda önemli çalışmalar yürütüyoruz. Türkiye’deki erozyonla mücadele ve ağaçlandırma çalışmalarında son yıllarda atak içine geçmiş durumdayız. Hükümetimiz ağaçlandırma seferberliği ilan etti. Kamu kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve holdinglerle hareket ederek çok önemli aşamalar kaydetti. Türkiye’de 2008′de 460 bin hektar alana 305 milyon fidan diktik. Bu tür çalışmalarımız artarak devam edecek.”

-KÜRESEL ISINMA-

Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürü Doç. Dr. Masum Burak ise küresel ısınma ve kuraklığın dünya milletlerinin en popüler ve en çok konuşulan konusu haline geldiğini vurguladı.
Türkiye olarak küresel ısınma ve kuraklığın neresinde olunduğunu, ne yapılması gerektiğini belirlemek açısından sempozyumun faydalı olacağını bildiren Doç. Dr. Burak, bütün senaryolarda iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkeler arasında Akdeniz kuşağındaki Türkiye’nin de bulunduğunu söyledi.
Ne toz pembe senaryolarla gerçeklerin örtülmesi ne kıyamet senaryolarıyla her şeyin abartılması ne de halkın paniğe sürüklenmesi gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Burak, ”Biz bilim insanları olarak ortalama bir yol takip ederek, gerçekleri görerek, bunlara dikkati çekerek önlemlerimizi alıp, bunları kamuoyuna sunmalıyız ve işin peşinden gitmeliyiz” dedi.
Daha sonra, sempozyuma katkıda bulunan firmalara plaket verildi.
Sempozyum, Prof. Dr. Alaattin Taysun’un ”Kontur ve Şeritsel Tarımda Erozyonla Kayıpların Karşılaştırılması ve Türkiye İçin Önemi”, Prof. Dr. Rıza Kanber’in ”Marjinal Suların Tarımda Kullanım Olanakları” konu başlıklı sunumlarıyla devam etti.
Sempozyumun öğleden sonraki bölümünde ise ”Çölleşme ve Etkileri” tartışılacak.
23 farklı üniversite, 12 araştırma enstitüsü, 23 özel kurum ve kuruluştan konu üzerinde çalışan yaklaşık 300 bilim insanının katılımıyla 3 gün sürecek sempozyumda, 9 açık, 80 sözlü, 45 de poster sunum olmak üzere toplam 134 araştırmanın sonucu tartışılacak.

Sen de Bir Şeyler Söyle ! 5162 kere okundu, 2 kere ise bugün okundu |

Diğer Yazılar



Sen de Bir Şeyler Söyle